29 Mart 2016 Salı

BEBEKLİ UMRECİLERE TAVSİYELER

Bu yazıyı yazmamdaki amaç, bebekle umreye gidecek olanları, tüm söylenenlere rağmen biraz cesaretlendirmek ve ne yapmaları gerektiği konusunda yardımcı olmaktır. Bana "Pişman mısın, bebekle çok zor olmuştur" diyorlar. Kişi, oralara gider de pişman olur mu hiç! Bence hayatın her döneminde, ne zaman imkan olursa hiç tereddüt etmeden gitmeli insan, Allah kolaylığını verir elbet. Hem "Şüphesiz, zorlukla beraber bir kolaylık vardır" ayetiyle müjdelemiyor mu bizi Rabbimiz? Güzel düşünelim ki güzel olsun, gönlümüzce olsun her şey. Aksi takdirde benim gibi söylenenlere kulak asıp vazgeçme aşamasına kadar gelebilirsiniz. Şükürler olsun ki böyle bir hatadan döndüm ve Rabbim bana, oraları görmeyi nasip etti.

Gelelim umre yolculuğumuza:
Umre için yola çıktığımızda kızımız 21 aylık idi ve aylardan şubat idi. Öncesinde ufak çaplı bir araştırma yaptım. Kızım için hazırlayacağım eşyaları listeledim. Fazla kıyafet götürmeye hiç gerek yok. Mekke'de çamaşırlar çok hızlı bir şekilde kuruyor. Medine hem serin hem de daha kısa süre kalındığı için çamaşır orada pek sıkıntı olmuyor. Bebeğiniz için şunları temin ederseniz rahat edersiniz:

  • Askılı ve kısa kollu zıbınlardan 4-5 adet, 2 adet de uzun kollu zıbın.
  • 1-2 hırka ve yelek, 
  • 2 uzun kollu kalınca kazak, 3-4 adet ince uzun kollu tişört, 4 adet kısa kollu tişört.
  • Alt için 2 adet kalınca tayt veya eşofman. 3-4 adet ince alt kıyafet, 2-3 adet kilotlu çorap, 7-8 çift çorap.
Benim götürdüklerim bunlardı, tabi sizi ihtiyaca binaen artırıp azaltabilirsiniz. Bunların yanı sıra en önemli 3 eşya var ki bunlar olmadan işiniz biraz zor:




  • Baston bebek arabası: Özellikle Medine'de gezerken, Mescid-i Nebevi'de vakit namazlarımızı kılarken ve gezilerde çok işimize yaradı. Mescid-i Haram'a bebek arabası almadıkları için Mekke'de sadece gezilerde ve  kullanabildim. 
  • Kanguru: Mekke'de Mescid-i Haram'a giderken her daim yanımdan eksik etmeye çalıştım.  Özellikle tavaf sırasında,  bebeği kanguruda taşımanın kucakta taşımaktan daha güvenli olduğunu düşünüyorum ve daha az yorucu oluyor. Umre yaparken, Sa'y esnasında kucakta veya  yanımda yürüterek yaptığım da oldu. Fakat Sa'y alanı biraz soğuk olduğundan çocuğunuzu üşütmemek için ortadaki pervanesiz kısımda Sa'y'ınızı yapsanız daha iyi olur. 
  • Çocuk güvenlik kemeri: Medine'de ve Mekke'de nereye gidersem gideyim bu kemeri yanımdan
    hiç eksik etmedim. Özellikle namaz kılarken, gezerken ip uzunluğu dışında yanımdan uzaklaşamadı. Bu şekilde ezilme ve kaybolma tehlikesinden emin olduk Allah'ın izni ile. Sürekli bu kemeri takıp çocuğu da bunaltmamak gerekiyor. Mescid-i Haram'ın kalabalık olmadığı saatlerde gittiğimizde namaz dışında bu kemeri takmadım, kızım kendisi dolaştı, koştu, bazen başka çocuklarla oynadı.

Mescid-i Nebevi'de ve Mescid-i Haram'da çocuğumdan dolayı gördüğüm pozitif ayrımcılığı bizim otellerdeki Türklerden beklediğim için hayal kırıklığına uğradım. Daha da kötüsü "çocukla gelmeseydin" mesajlı muamelelerle karşılaştım.Bir de bizim Türk milleti aşırı korumacı olduğu için çocukla alakalı bir çok söz duyabilirsiniz; "çocuk sıkışır, ezilir, kaybolur, mikrop kapar, çocuk yeri değil burası, bırakacak yerin yok muydu" bunlar duyacağınız sözlerden sadece bir kaç tanesi.  Bu sözleri ciddiye almayın, stres yapmayın, sabırlı olun ve elinizden geldiği kadar cevap vermemeye çalışın. Böylece kalp kırmamış ve sonradan pişman olacağınız şeyler söylememiş olursunuz.  Fakat bunların yanısıra "Ne iyi yapmışsın kızım,genç yaşında çocukla gelmişsin. Allah ecrini iki katına çıkarsın" diye dualar da edenler oldu. Bebekliyim diye kendinizi çevreye tamamen de kapatmayın; çünkü çok güzel insanlarla tanışabilirsiniz.

Zaten Mescid-i Nebevi'de ve Mescid-i Haram'da, üç çocuklu, dört çocuklu Arapları, Afganları ve diğer milletlerden bir çok insanı görünce rahatlayacaksınız. Küçük yaşta farklı milletlerden çocuklarla oyun oynaması.çocuğunuz için çok güzel bir deneyim olacak. Oynamasa bile sadece izlemesi bile ona çok şey katacak emin olun.

Bunların dışındaki genel tavsiyeler:

  • Bebeğinizle dışarıya çıkarken, yanınıza süt, hurma, çerez, kraker, elma, muz gibi yiyeceklerden (bebeğiniz ne severse)  almayı ihmal etmeyin.
  • Siz namaz kılarken bebeğinizin oyalanabileceği oyuncaklar; küçük bebekler için çıngırak, pet şişe, poşet gibi elinde oyalanabileceği şeyler; biraz büyük çocuklar için resimli kitap, dergi, boya kalemi, küçük silinebilir yazı tahtaları, pipetler vs. alabilirsiniz. Unutmayın çocuk her yerde çocuk ve her yerde işi oyundur. 
  • Özellikle ihrama girmeye giderken yanınıza hırka, yelek almayı sakın unutmayın. Mescid-i Haram'da da sürekli yanınızda hırka bulundurun ki   içerideki ısı değişiminden çocuğunuz etkilenmesin. 
  • Bir yedek kıyafet ve bebeğin sırtına koymak için ter bezlerinden iki-üç tane çantanızda muhakkak bulunsun. 
Tedbir bizden takdir Allah'tan. Geçmiş ve gelecek Umrelerimiz cümleten kabul olsun inşallah... 


30 Kasım 2015 Pazartesi

MERAKLI MİNİK

Çoğu zaman evde çocuğumuzla ne yapsak, ne oynasak diye düşünüp dururuz. Zaten çocuklara, ne kadar çok olursa olsun, bir türlü oyuncakları yetmez.

Dikkat ettiyseniz çocuklar, gördükleri çoğu şeyi kendileri yapmak ve olaylara bir şekilde müdahil olmak isterler. Hamur yoğururken, ev süpürürken, çamaşır asarken, bir şeyi keser veya dikerken nasıl da heveslenirler ve bir işin ucundan tutmaya çalışırlar. Biz onların fıtratlarını bozmazsak eğer, onlar hayatları boyunca soru soracaklar, sorgulayacaklar, kafa yoracaklar ve yeni şeyler üreteceklerdir. Onların bu davranışları bana göre hazırcılığa başkaldırıdır. Meraklı Minik dergisini, hazırcılığa başkaldırının ilk adımı olarak çocuğunuza sunabilirsiniz.

Hiç duymayanlar için yazayım. Nedir bu Meraklı Minik?
Meraklı Minik TÜBİTAK'ın aylık çıkan erken çocukluk dergisidir. (Fakat ben kızıma yaklaşık 12 aylık olduğundan beri alıyorum.)

19 Kasım 2015 Perşembe

ETKİNLİK, OYUN ve ÇEVRE

Çocukla etkili vakit geçirebilme konusu annelerin her zaman gündeminde olmuştur. Fakat  bu etkili vakitler genellikle yarım saate sığdırılmış etkinlikler olarak algılanmaktadır. Oysa çocukla geçirilen vakit tüm yaşam alanımıza  yayılmalıdır. Kahvaltı hazırlarken, kek çırparken, portakal sıkarken, hamur yoğururken, çamaşır asarken, tozları alırken, sofrayı kurarken, yani gün içinde her ne yapıyorsanız bu işlere çocuğunuzu da müdahil edebiliyorsanız etkili vaktin sırrını bulmuşsunuz demektir. Yoksa,  'of çekil ayağım altından zaten acelem var' diyenlerdenseniz biraz yavaşlamanız ve çocuğunuzun ritmine ayak uydurmanız gerekir. Çocuğunuzu önce tanımaya, sonra  anlamaya çalışın. Sizin 25 yıllık, onunsa sadece 2 yıl, 3 yıl, 5 yıllık hayat tecrübesi var, bunu unutmayın.


Peki hiç mi etkinlik yapmayalım?
Beyin gelişiminin büyük bir kısmı, bebeklik ve erken çocukluk döneminde tamamlanmaktadır. Bu yüzden kesinlikle etkinlik yapmalıyız. Fakat hazırladığımız etkinlikleri bir oyun yolu ile çocuklarımıza sunmalıyız. Diyelim ki çocuğunuza renk gruplandırması yaptıracaksınız.

12 Kasım 2015 Perşembe

KOCAMAN RESİMLER KÜÇÜCÜK YAZILAR


Hiç bir yan etkisi olmamasına rağmen günümüzde çocukların çoğu kitaplarla çok geç tanışıyor ya da tanıştırılıyor. Oysa ki olabildiğince erken tanışmalı çocuklar kitapla. Korkmayın! Bir kaç sayfayı yırttı diye dünyanın sonu gelmez. Ben kızımın yırttığı kitapları atmıyorum mesela, saklıyorum, o büyüyünce tamir ederiz, yapıştırırız; hem o esnada ona kitapları nasıl da keyifle yırttığını anlatırım. Yırta yırta alışıyorlar merak etmeyin. Hem yırtsınlar, cam değil ki ellerini kessin. Ayrıca çok çeşitli alternatif kitaplar var; plastikten, kumaştan, mukavvadan... Başlangıç için bunlar da olabilir ama asla yetmemelidir. Çünkü kumaş vs. bana göre kitabın yerini asla alamaz ve kitabın tadını veremez. Zaten bebeğinizi erken dönemde kitapla tanıştırırsanız, onları gelişigüzel yırtmayı da o kadar erken bırakır. bebeğiniz yırttığı zaman çok büyük tepkiler göstermeyin, hatta yırtsın da içinde kalmasın, gidersin merakını. Mesela dikkat çekici, resimli, kuşe kağıtlı eski dergilerinizden verebilirsiniz önce eline, beraber sayfalarını çevirin, oradaki nesnelerin isimlerini söyleyin, sayfaları çevirirken illa da yırtacak yanlışlıkla da olsa, ama sizin özeninizi gördükçe o da dikkatli olmaya çalışacaktır büyük ihtimalle. Sonra çocuk kitaplarına geçin, kocaman, bol resimli, küçücük yazılı olanlardan. Okuyun ya da anlatın.

17 Eylül 2015 Perşembe

BİR ANNE KURTARMA OPERASYONU: EVDE KUM OYUNU VE DIŞARIDA OYUN

Çocuklarla zaman hızlıca akıp gidiyor. Evin içindeki curcuna annenin kafasının içindeki curcunadan daha mı karmaşıktır acaba diye düşünüyorum? Sanırım annenin kafası daha karmaşık ve dağınık. 

Anne bir yandan "kahvaltıya ne yapsam, bugün hangi çorbayı yedirsem" diye düşünür, diğer yandan "bugün ne oynasak, şu hoşuna gider mi, bu faydalı olur mu" diye ölçüp tartar kafasında.


Sizi bilmem ama ben daha sabah kalkarken “bugün ne yapsak da günü kurtarsak” diye düşünürüm. Sadece günü kurtarmak değildir amacım; yaptığımız etkinliklerle tüm duyularına hitap etmek istiyorum. Kızımın her güne neşe ile başlamasını sağlayıp, aynı neşe ve her gün biraz  daha artan özgüven duygusuyla günün sonuna gelebilmektir amacım. Bebeklerin ve çocukların özgüvenini geliştimenin yolu tabi ki anne ile oyun oynamaktan geçiyor. Baba da etkilidir fakat 0-2 yaş döneminde anneler çocuklarının olmazsa olmaz oyun arkadaşıdırlar.